FLAŞ…TERÖRİSTLER KARAKOLA SIZMAK İSTEDİ
526205

Diyarbakır’ın Dicle ilçesi dağlık arazi kesiminde bulunan Yokuşlu Jandarma Karakol Komutanlığına, bir grup bölücü terör örgütü mensubu sızmak istedi.
ANKARA (A.A) - Diyarbakır’ın Dicle ilçesi dağlık arazi kesiminde bulunan Yokuşlu Jandarma Karakol Komutanlığına, bir grup bölücü terör örgütü mensubu sızmak istedi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, dün saat 04.30′daki sızma girişiminde, teröristlerin bulunduğu bölgenin karakolda mevcut silahlarla ateş altına alınması üzerine, teröristler bölgeyi terk ederek dağlık arazi kesimine kaçtı.

Olayda herhangi bir hasar ve zayiat meydana gelmedi.

KISKANÇ SEVGİLİDEN BURCU’YA FIRÇA
525977

Burcu Esmersoy’a sevgilisi Cem Alper’den fırça geldi: Benden başka kimseyle…
Arkadaşı Bora Özdemir ile fotoğrafları gazete sütunlarını süsleyen Burcu Esmersoy’a sevgilisi Cem Alper’den fırça geldi: Benden başka kimseyle fotğraf çektirme.

İlişkileri zarar görmesin diye gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Burcu Esmersoy ile sevgilisi Cem Alper, İstanbul Fashion Week’in son gününde birlikte poz verdi.

KİMSEYLE FOTOĞRAF ÇEKTİRMEYECEKSİN

Burcu Hanım moda haftasının ilk iki günü tek başına defileleri izlemeye gelmişti. Yakın arkadaşı Bora Özdemir ile fotoğrafları gazetede çıkan Burcu Esmersoy’a sevgilisi Cem Alper çok kızmış. “Benim haricimde kimseyle fotoğraf çektirmeyeceksin” diyerek ultimatom verdiği öğrenildi. Kıskanç sevgilisinin sözünü dinleyen güzel spiker son birkaç defileye Cem Bey ile birlikte geldi. İkili mutluluk pozları verdi.

KADDAFİ’NİN HOSTES AÇILIMI KIZDIRDI
525754

Libya lideri Muammer Kaddafi’nin resmi bir ziyaret için geldiği Roma’da 500 hostes kızı İslam’a çağırması tepkilere neden oldu.
Aşırı sağda yer alan ve Berlusconi’nin koalisyon ortağı olan Kuzey Birliği Partisi (KBP) senatörlerden Piergiorgio Stiffonİ, Kaddafi’nin İslam’ın Avrupa’nın dini haline geleceğinden söz etmesini eleştirerek, ”İslam barışı değil, bizi fethetmeyi amaçlıyor ama bunların cüreti, bizim yumuşak davranmamızdan kaynaklanıyor” dedi.

KBP’nin Avrupa Parlamentosu milletvekili Mario Borghezio ise ”Kaddafi’nin sözleri, onun Avrupa’yı Müslümanlaştırmak gibi tehlikeli bir projenin peşinde olduğunu gösteriyor. Bu tehlikeyi ilk kez bizler işaret etmiştik. Yetkililerimiz, siyasi realizmin yasadışı göçü önlemek gibi muayyen konularla sınırlı olması gerektiğini idrak etmelidir” diye konuştu.

Hristiyan Demokratlar ve Merkez Demokratlar Birliği’nin Senato Grup Başkanı Gianpiero D’Alia ise KBP Genel Başkanı Umberto Bossi’yi Kaddafi’nin sözleri karşısında sessiz kalmakla suçladı.

Radikal Parti Genel Sekreteri Mario Staderini, Kaddafi’nin parayla tutulmuş hosteslere konuşma yapmasını ”palyaçoluk” olarak niteleyerek, hükümeti şu sözlerle eleştirdi:

”Diktatör Kaddafi’nin ziyareti çerçevesinde oluşturulan medyatik sirk, İtalya-Libya Dostluk Anlaşmasındaki rahatsız edici gerçekleri örtbas etmeyi amaçlıyor. KBP’nin yabancı düşmanlığı kokan politikaları ve kimi ekonomik grupların çıkarları uğruna, 40 yıldır işkence ve cinayetlerle insan haklarını ihlal eden birine İtalya alenen satılmaktadır.”

Staderini, İtalya’nın dış politikasının, enerji, savunma, silah ve alt yapıyla ilgilenen belirli şirketlerin güdümüne sokulamayacağını söyledi.

Aileden sorumlu Devlet Bakanı Carlo Giovanardi ise ”İster Katolik olsun ister Müslüman, inanan insanın, dünyanın zamanla onun inancını benimsemesini arzulaması doğal bir haktır. Önemli olan bunun için zor kullanılmaması, din özgürlüğünün ihlal edilmemesidir” demekle yetindi.

YAMYAM RESTORANI AÇILIYOR!
525574

İnanılmaz ama gerçek. Gurme yamyam restoranı, vücut parçalarını bağışlayacak donörler arıyor.
Berlin’de açılmaya hazırlanan ‘Flime’ adlı gurme yamyam restoranı, vücut parçalarını bağışlayacak donörler arıyor.

Şiddetli eleştiriler alan restoranı kimin finanse ettiği ya da restoranın nerede açılacağı ise bilinmiyor. Almanya’da Armin Meiwes 2001’de Jürgen Brandes’i öldürüp vücut parçalarını aylar içerisinde tüketmişti.

“ENFEKSİYON BULGUSUNA RASTLANMADI”

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Manisa Devlet Hastanesi’nde görülen hastalıkla ilgili olarak her hangi bir enfeksiyon bulgusuna rastlanılmaığı belirtildi.
ANKARA (ANKA) - Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Manisa Devlet Hastanesi’nde 15 günden beri görülen ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği ve vücutta döküntülerle seyreden hastalıkla ilgili olarak 12 Ağustos tarihinden itibaren bakanlık uzmanları ve oluşturulan bilim kurulu tarafından yoğun araştırmalar başlatıldığı, bu çalışma ve araştırmaların halen devam ettiği bildirildi.

Açıklamada, bilim kurulunun 26 Ağustos tarihinde yaptığı son toplantıda, Manisa’dan gelen uzmanla birlikte vakaların ayrıntılı biçimde tekrar değerlendirildiği belirtilirken, sonuçlarla ilgili olarak “Hastalıkla ilgili yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyon şu ana kadar saptanmamıştır” denildi.

Hastaların, genellikle ileri yaşlarda olduğunu ve altta yatan kronik hastalıklarının olduğunu, bir kısmının uzun süre güneş altında çalıştığının veya yürüdüğünün belirlendiğini ifade eden Sağlık Bakanlığı, “Dolayısıyla hayatını kaybeden 6 hastanın ölüm sebebi, benzer bulgularla seyreden hastalıkların kümelenmesi şeklinde yorumlanmıştır” dedi.

RİZE’DE SEL FELAKETİ:2 ÖLÜ
525142

Rize’de şiddetli yağışın ardından meydana gelen sel ve heyelanlarda ölü sayısı 2’ye yükseldi.
RİZE (A.A) Gündoğdu beldesine bağlı Veliköy’de sel sularına kapılarak hayatını kaybeden 7 yaşındaki Servan Taşkıran’ın ardından Gündoğdu beldesi Dağınıksu mahallesinde heyelanda yıkılan Ali Efil’e ait evde Ali Efil’in eşi hayatını kaybederken, çocuklarının ise yaralandığı öğrenildi.

VÜCUDUNA 5 CM’LİK 24 ÇİVİ ÇAKTILAR
524897

Suudi Arabistan’a evde çalışmak için giden Sri Lankalı kadın, ülkesine vücudunda 24 metal çiviyle döndü.
Sri Lanka Ekonomik Kalkınma Bakanı Laşman Yapa Abeyvardena, 49 yaşındaki L.T. Ariyavati’nin Suudi Arabistan’daki işverenini işkence etmek ve cezalandırmak için vücuduna çivi çakmakla suçladığını belirtti. Bakan, Suudi yetkililerle görüştüğünü ve şüpheli hakkında soruşturmanın başlatıldığını söyledi. El, ayak ve bacaklarında 5 cm büyüklüğünde 24 çivi belirlenen ve Sri Lanka’da bir hastanede tedavi gören kadının Mmartta Suudi Arabistan’a gittiği ve geçen hafta ülkesine döndüğü açıklandı.

“İKİNCİ BİR BAYRAK OLMAYACAK”
untitled2

BDP’li Osman Baydemir’in haddini aşan özerklik ve bayrak açıklamalarına sert tepki gösteren Erdoğan, “Türk bayrağı yanında ikinci bir bayrak olmayacak” diye konuştu.
ANKARA(ANKA)-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP’li Belediye Başkanı Osman Baydemir’in özerklik ve bayrak açıklamalarına sert tepki verdi. Erdoğan Diyarbakır’da düzenlenecek referandum mitinginde yapacağı konuşmaya ilişkin bilgiler verirken “Bizden bir de yapamayacaklarımız isteniyor. Onların cevabını orada vereceğim. Geçmişte söyledik yine söyleyeceğiz.Türkiye’de biz bayrağımızın yanında ikinci bir bayrağı istemeyiz” dedi.

Referandum çalışmaları kapsamında televizyon programlarında konuşan Erdoğan, Show TV’de yayınlanan Siyaset Meydanı Referandum Özel programında Ali Kırca ve Tuba Atav’a konuk oldu. Erdoğan gündeme ilişkin değerlendirmesinde ilk olarak BDP’nin özerlik ve bayrak tekliflerine değindi. BDP’nin Anayasa’nın TBMM’deki oylamalarında milletvekillerinin iradesine ipotek koyduğunu, şimdi de halkın iradesine ipotek koymaya çalıştığını belirten Erdoğan, 22 Temmuz ve 29 Mart seçimlerinde muhtarlardan terör örgütü tarafından tehdit edildiklerine yönelik şikayetler aldıklarını söyledi. Erdoğan bu sebeple Diyarbakır mitinginde yapacağı konuşmada vereceği mesajların önemine dikkat çekerek “Bizden bir de yapamayacaklarımız isteniyor. Onların cevabını orada vereceğim. Yapamayacaklarımızın istenmesi yanlış bir şey. Ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız. Yapamayacaklarımızı da dile getireceğiz. Geçmişte söyledik yine söyleyeceğiz. Türkiye’de biz bayrağımızın yanında ikinci bir bayrağı istemeyiz. Bu bayraktaki kanda, Kürt kökenli kardeşim de Türk kökenli kardeşim de kucak kucağa mücadeleyi verdiler. Bu kan onların müştereğidir. Hepsi beraber o mücadeleyi vermişler. Bu toprakta neyin kavgasını veriyoruz. Gereksiz kavgalar bunlar. Biz yine tek vatan tek millet tek devlet diyeceğiz” diye konuştu.

-TERÖRİSTBAŞI İLE GÖRÜŞTÜ DEMEK GAFLETTİR, DALALETTİR-

Erdoğan terör örgütünün ateşkes kararı için teröristbaşı Abdullah Öcalan ile hükümet temsilcilerinin görüştüğüne yönelik iddialara ise hükümetin görüşmesinin mümkün olmayacağı ancak devlet kurumlarının bu tür çalışmalar yapabileceği yanıtını verdi. Erdoğan şunları söyledi:

“Biz siyasi iradeyiz. Siyasi iktidarız. Siyasi irade olarak iktidar hükümet olarak hiçbir zaman bir terör örgütü yada temsilcileri ile masaya oturup görüşme yapmayız. Olmamıştır yoktur olamaz da. Devlet çeşitli kurumları ile gerekirse bunu yapar. Bunu karıştırmamak gerekir.İstihbarat kurumu vardır mesela. Bu bir istihbari görevdir. Bazı kilitleri açmak içindir. Siyasi irade hiçbir zaman muhatap alıp masaya oturmaz. Muhalefetin söylediği gibi arkadaşlarımın ya da siyasi iradenin görüşmeler yaptığı masaya oturduğu bunu iddia etmek şerefsizliktir. Böyle bir şeyi kimse bize yıkamaz. Daha önce de eylemsizlik kararı verildi. Burada örgütün bir kendini meşrulaştırma gayreti var. Bu gayret içinde bizi bir karşı taraf olarak masada gösterme gayretidir. Bunun da destekçileri muhalefet partileridir. Onlar da meşruiyet kazandırmak için gayret içindeler. Nasıl olur da Kandil’deki adamın sözüne inanırsınız da Başbakan’a inanmazsınız. Bunlar tanımı yapılacak gaflet değildir dalalet değildir.”

-SUS PAYI VERECEK DEĞİLİZ-

Başbakan Erdoğan, BDP’nin Demokratik Toplum Kongresi’nde vurgu yaptığı yüzde 10 barajı konusuna da değinerek, Türkiye’nin siyasi istikrarını başkalarının isteğine bırakamayacaklarını, bu konunun ileride değerlendirilecek bir konu olduğunu söyledi. CHP’nin de baraj konusuna daha önce yaptıkları görüşmelerde karşı olduğunu belirten Erdoğan, anamuhalefet partisinin bu durumu istismar ettiğini savundu. Erdoğan Meclis’te Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni temsil eden en güçlü partinin kendileri olduğunu belirterek “Onların o bölgeye yapacağı yatırım yok. Yerelde kazandıkları il ilçeler var. Yerel belediyecilik olarak ne yaptılar. Burada hakikaten dertli olmak lazım. Hassas olmak lazım. Birilerine sus payı vereceğiz diye düşünüyorsanız bunun sonu gelmez. Farklı şeyler getirir.Terör örgütü bunu dayatıyor” dedi.

GENÇ KIZLAR BU TUZAĞA DİKKAT!
524252

Kendilerini yönetmen Fatih Akın, oyuncu Burak Özçivit olarak tanıtan dolandırıcılar oyuncu olmak isteyen genç kızları ağlarına düşürüp para sızdırıyor.
Facebook, dolandırıcılar için de “paylaşım alanı” oldu. Kendilerini yönetmen Fatih Akın, oyuncu Burak Özçivit olarak tanıtıp ve sahte profil kullanan dolandırıcılar, oyuncu olmak isteyen genç kızları ağlarına düşürüp para sızdırıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Bilişim Suçları Dairesi’nin izini sürdüğü dolandırıcıların yöntemi şöyle:

OYUNCU ARANIYOR

Dolandırıcılar, önce Facebook’ta bir mesaj gönderip kendilerini Fatih Akın ya da Burak Özçivit gibi sinema ve TV dünyasının ünlülerinden biri gibi tanıtıyorlar.

Görüntüsünü çok beğendiğini, oyuncu olmayı düşünüp düşünmediğini soruyorlar. Genç kızın yazışma adresini alıp,
görüşmeye buradan devam ediyorlar.

B PLANI DEVREDE

Kızlar Fatih Akın ya da Burak Özçivit’le konuştuklarından şüphelenip, karşısındakini görmek için internet kamerasını açmak isteyince, B planı devreye giriyor. Karşıdaki Burak Özçivit ise, amerasının bozuk olduğunu, ancak fotoğrafını çekip hemen e-mail atabileceğini söylüyor. Kısa bir süre sonra Burak Özçivit’in cep telefonuyla çekilmiş fotoğrafları genç kızın telefonuna ya da email’ine geliyor. Eğer Fatih Akın’la konuşuluyorsa çok daha çarpıcı bir durum yaşanıyor. Kamerayı açma önerisine “Ben Amerika’dayım” diye karşılık veren sahte Fatih Akın, “Yanımda George Clooney var, onu görmek ister misin?” diye soruyor.

KARŞINIZDA CLOONEY

İşte bilişim suçları polislerinin henüz çözemediği ileri teknoloji ürünü dolandırıcılık tam da burada başlıyor. Kamera açılıyor ve genç kızlar hayran oldukları ünlü aktör George Clooney’yi karşılarında görüyor. Konuşmak
istediklerinde de İngilizce yanıtlar veriyor. Bu görüntü karşısında şaşkınlık yaşayan kızlar, dolandırıcılara inanıyor. Kendilerinden istenilen paraları verilen hesap numalarına yatırarak, sahte adreslere yönlendiriliyorlar. Polis, görüntülerin Clooney’nin filmlerden kaydedilerek montajlandığını ve MSN kamerasına aktarıldığını tahmin ettiklerini ifade ediyor.

AMCAMIN KARISIYLA KESİNLİKLE OLMAZ!
5240371

Türkiye’de izlenme rekorları kıran diziyle ilgili ilk kez konuşan Kıvanç Tatlıtuğ bakın neler söyledi;
Türkiye’nin izlenme rekorları kıran dizisi ‘Aşk-ı Memnu’nun en beğenilen karakteri ‘Behlül’ü oynamasına rağmen dizi bittikten sonra hiç konuşmadı. Dizinin final sahnesinin yayınlanmasının ardından da tatile çıktı. Uzun bir ayrılıktan sonra ilk kez konuşan Kıvanç Tatlıtuğ, gerçek hayattaki sevgilisi İdil Fırat hakkında ise tek kelime yorum yapmadı!

Ünlü oyuncu Hürriyet Pazar’a konuştu, Aşk-ı Memnu dizisindeki olayları yorumladı. Kıvanç Tatlıtuğ, oyunculuğa ‘Gümüş’ dizisiyle başladı. Sonrasını bilmeyen yok. ‘Aşk-ı Memnu’ dizisi ile geçen sezon ortalık Behlül diye inlerken o hiç konuşmadı. Dizinin finali reyting listelerini altüst etti yine sustu. Ve dizi sonrası Kıvanç Tatlıtuğ, Hürriyet Pazar’dan Sibel Arna’nın sorularını cevapladı.

Dizi konusunda kandırılamaz durumda mısınız?

- Dizi kesinlikle yapmayacağım, istemiyorum. Bu sene dinleneceğim. Bir ara vermekte fayda var insanın kendini toparlaması için. Altı ay sonra oyunculuk okumak için yurtdışına gideceğim.

Siz zaten Kültür Üniversitesi’nde oyunculuk okumuyor musunuz, neden bir de üstüne yurtdışında okumak istiyorsunuz? Arda Turan gidip Manchester’da futbol okuluna yazılıyor mu?

- (Gülüyor) Arda’yı da çok severim bu arada ama bu şaka herhalde. Her şeyin fizikle, tiple, dış görünüşle ilgili olmadığı bir iş yapıyorum şu anda. Oyunculuk çok başka bir şey. İşim mankenlik olsaydı sabahtan akşama sadece durarak insanların ruhunu ferahlatabilirdim. Ama şimdi o ruhları beslemem de gerekiyor. Bunun için ise eğitim şart. Ve bu eğitimin hayat boyu bitmemesi gerektiğini biliyorum. Türkiye’de Haluk Bilginer gibi bir üstat, “Ben daha yolun yarısındayım” diyebiliyorsa, biz susalım. Benden ‘Aşk-ı Memnu’nun kaymağını yememi bekleyemezsiniz.

Günün birinde şımarabilmeniz için, ayaklarınızın yerden kesilmesi için ne olması gerekiyor. Oscar kazansanız mesela yine bu kadar kontrollü olabilir misiniz?

- Oscar kazansam da ben hala aynı annenin, babanın çocuğu hala aynı ajansın oyuncusu hala aynı ülkenin vatandaşı olacağım; hiçbir şey değişmeyecek.

‘Aşk-ı Memnu’yu bu kadar popüler yapan nedenlerden biri de Behlül’ün amcasının karısına aşık olup onunla sevişmesiydi. Aşkın bütün tabular ve kurallar üstü bir duygu olduğuna katılıyor musunuz? Ve aşkın bir insana yaptırabileceklerinden korkuyor musunuz?

- Eğer amcanın karısa aşık olma mevzuundan bahsediyorsanız o tamamen sürreal, gerçek dışı bir hadiseydi. Bunun üzerine konuşmak yersiz. Biri bana, “Gerçek hayatta amcanın karısına aşık olur musun?” falan dese onun suratına kahkahalarla gülerim. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu bir kenara ayırıyorum. Ama insanların dikkatini çeken de bu oldu bence. Bu dizi bu yüzden bu kadar çok reyting aldı. Aşkın hiçbir hali bana bu yaptıramaz. Mümkün değil, sürreal, saçmalık?

‘Aşk-ı Memnu’daki odanızı süsleyen Eyfel duvar kağıdı satış rekorları kırıyor, Ortadoğu ve Balkanlar’da çocuklar üzerlerinde sizin fotoğrafınızın basılı olduğu çantalarla okula gidiyor, gençler berber koltuğuna oturduğunda “Çek bir Behlül traşı” diyor? Kendinizi bir marka olarak görüp bir marka gibi yönetmeye başladınız mı?

- Ben böyle sorularda kilitleniyorum ya. İnsanın kendisine “Ben markayım” demesi kadar absürd bir şey olamaz. İnsanlar sizi nereye koyuyor, nerede görmek istiyor o önemli.

İlerleyen yıllarda Kıvanç Tatlıtuğ’un parfümü ya da yatak çarşafı piyasaya çıkabilir mi?

- Şu anda hiç böyle bir plan yok ama zaman ne getirir belli olmaz. Güzel işbirlikleri ile bir takım sıcak sonuçlar ortaya çıkabilir.

« Eski YazilarYeni Yazilar »