MİNİK DEPREMZEDE BAŞBAKANA SESLENDİ

Depreminvuuğu Elazığ’ın Okçular köyünde yaşayan 12 yaşındaki Canan Çiçek başbakana seslendi: “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okulumu gitmek istiyorum.”

uuqvaqrl

ELAZIĞ (İHA) - Depremin vurduğu Elazığ’ın Kovancılar ilçesine bağlı Okçular köyünde yaşayan 12 yaşındaki Canan Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okulumu gitmek istiyorum. Başbakandan yardım istiyorum” dedi.

Kovancılar ilçesine bağlı Okçular ve çevre köylerdeki depremzedelere, bugün katalitik soba dağıtıldı. Kızılay tarafından dağıtılan sobalarla ısınan vatandaşlar, çadırlarında sıcak bir akşam geçirdiklerini söyledi. Yağmur yağışının durduğu bölgede, depremzedelere çorba, lahmacun ve pilavdan oluşan akşam yemeği verildi.

Yapılan yardımlardan memnun olduklarını kaydeden Gıyasettin Çiçek adlı vatandaş, “Buradan sayın başbakana ve yetkililere teşekkür ediyorum. Başımızı sokacak bir evimiz olsun, sadece devletten bunu istiyoruz” diye konuştu. Başbakan’ın deprem bölgesine geleceğinin hatırlatılması üzerine Gıyasettin Çiçek, “İnşallah. Benim bildiğim Tayyip Erdoğan bizi bu halde bırakmaz” dedi.

Gıyasettin Çiçek’in kardeşi İpek Çiçek ise, “Sağolsun soba geldi, battaniye geldi, her şey geldi. Yetkililerden Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

Gıyasettin Çiçek’in yeğeni Canan Çiçek (12) de, Başbakan Erdoğan’a seslendi. Yıkılan okulunun yeniden yapılmasını isteyen küçük çocuk, “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okuluma gitmek istiyorum. Arkadaşlarımı çok özledim. Başbakandan yardım istiyorum, kendisine selam söylüyorum” dedi.

Öte yandan, bölgede bir çadıra da depremzedelerin kullanımı için Türk Telekom tarafından telefon hattı bağlandı. Telefon hizmetinden memnun olduklarını belirten Sultan Şekerdağ, “Çok şükür telefonumuz bugün bağlandı. Akrabalarımızla konuşuyoruz. Almanya’dan ağabeyim arıyor. Kardeşlerim, hepsi aradılar, halimizi hatırımızı sordular” diye konuştu.

Kurtlar vadisi

08/03/10

POLAT’IN KARARI VADİ’Yİ ŞOKE ETTİ

Kurtlar Vadisi’nde işler sarpa sardı! Ekran hatalarıyla gülümseten dizi bu kez Polat’ın kararıyla çıkmaza sürükleniyor.

470600

Kurtlar Vadisi’nde Polat’ın verdiği kararın şoku yaşanıyor. Abdülhey’in ölümüyle sarsılan Polat, ekibine görevi bıraktığını söyleyerek herkesi şaşırtıyor.

Polat’ın görevini bıraktığı haberi kısa sürede yayılırken, Memati yaşadığı şokun etkisiyle intihara karar veriyor. İşte Kurtlar Vadisi’nin Perşembe günü yayınlanacak 82. bölümün fragmanı;

BABASININ DÖVDÜĞÜ O BEBEK ÖLDÜ!

3 aylık bebek Medine’yi de döverek komaya soktu. Hastaneye kaldırılan bebek kurtarılamadı.

469768

Malatya’da eşinin burnunu kıran kişi, 3 aylık bebek Medine’yi de döverek komaya soktu. Hastaneye kaldırılan bebek kurtarılamadı.

Malatya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Murat Konan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Malatya’da yaşayan Y.K’nın (33), karısı V.K’yı döverek burnunu kırdığını ve kadının İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde ameliyata alındığını ifade ederek, Y.K’nın evde bulunan kızı Medine K’yı da dövdüğünü anlattı.

Komaya giren Medine’nin akrabalarınca Malatya Devlet Hastanesine götürüldüğünü, buradan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kaldırılan bebeğin kurtarılamadığını anlatan Konan, “Devlet Bakanımız Selma Aliye Kavaf, konuyu duyunca gerekli çalışmanın yapılması için talimat verdi. Kocasının darp etmesi sonucu burnu kırılan anne ve iki çocuğu tarafımızca koruma altına alınacak” dedi.

Bu arada, eşinin burnunu kırarak 3 aylık bebeğin de ölümüne neden olan baba Y.K’nın gözaltında olduğu öğrenildi.

TASARI GEÇTİ BUNDAN SON NE OLACAK?

Türkiye beklemiyordu ancak oldu! Peki sözde “Soykırım Tasarısı”nın kabulu ne anlam taşıyor. İşte ayrıntılar;

468872

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde ‘Ermeni soykırımı’ tasarısını kabul etti. Peki bu ne anlama geliyor? Bundan sonra ne olacak? İşte bundan sonrasıyla ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları:

Şimdi bu kararla ABD sözde “Ermeni soykırımı”nı tanımış mı oldu?

Hayır. Ancak tanıma konusunda bir adım atılmış oldu. Komite’de kabul edilen bu karar tasarısının şimdiki adresi 435 üyeli Temsilciler Meclisi Genel Kurulu. Tasarının Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı henüz belli değil. Burada karar Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin. Pelosi, 1915 olaylarının “soykırım” olduğuna inanan, Ermeni lobisine yakın bir isim.

ABD’de yasama organı iki kanattan oluşuyor. Temsilciler Meclisi’yle birlikte yasamayı oluşturan diğer kanat ise 100 üyeli Senato. Dolayısıyla benzer bir tasarının Senato’da da kabul edilmesi gerekiyor. Şu anda Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde bekleyen bir “soykırım” tasarısı bulunuyor. Bu tasarı henüz Komite gündemine alınmış değil.

Dolayısıyla tasarı Genel Kurul gündemine alınsa ve hatta buradaki oylamada kabul edilmiş olsa bile yasalaşmış anlamına gelmiyor. Bunun geçmişte de örnekleri görüldü.

Peki o zaman tasarıda ne diyor?

Tasarıda ABD Başkanı’na bir çağrı yapılıyor. Bu çağrıda Başkan’ın her 24 Nisan’da Amerikan halkını sözde “soykırım” sırasında hayatını kaybeden 1.5 milyon Ermeni’yi anmaya davet etmesi isteniyor.

Türkiye ne yapacak?

Başbakanlıktan yapılan açıklamada Büyükelçi Namık Tan istişareler için Ankara’ya çağrıldı. Daha önce de 45 milyar dolara ulaşma potansiyeli olan ve şu anda 7 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip savunma anlaşmalarının askıya alınabileceğinin sinyali verilmişti. Sürecin daha da ciddiye binmesi durumunda Ermenistan’la yapılan protokollerin askıya alınması da olasılık dahilinde. Ankara ayrıca Afganistan, Irak, İran, Ortadoğu ve füze savunma sistemi gibi konularda ABD ile işbirliğini gözden geçirme kararı da alabilir.

Daha önce benzer girişimler oldu mu?

Evet. Esasında böyle bir karar tasarısının artık her yılın başlarında yani sözde “soykırım”ın anma günü olarak gösterilen 24 Nisan öncesi konuşulmaya başlanması neredeyse bir gelenek haline geldi.

Daha önce 4 defa böyle girişimler oldu. 1975 ve 1984 yıllarında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda benzer bir karar tasarısı kabul edildi. Ancak tasarı Senato’dan geçmediği için yasalaşamadı. 2000 ve 2007 yıllarında ise ABD Başkanlarının devreye girmesiyle tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündemine alınmadan rafa kaldırıldı.

2000′de Bill Clinton, 2007′de de George W. Bush başkandı. Şu andaki Başkan Barack Obama’nın bu konu hakkındaki düşünceleri neler?

Obama, 2008 yılındaki Başkanlık seçimleri öncesinde ABD’de sayıları milyonları bulan Ermeni asıllı vatandaşlara sözde “soykırım” iddialarını tanıyacağı sözü verdi. Ermeni diasporası, Obama’yı şu ana kadar sözde “soykırım”ı tanımaya en yakın başkan olarak görüyor.

Obama geçen yılki ilk 24 Nisan açıklamasında bu sözünü tutmadı ve olayları “soykırım” olarak nitelendirmedi. Ancak, açıklamasında Ermenilerin 1915 olayları için kullandığı “Meds Yeghern” yani “Büyük Felaket” terimini kullandı. Böylelikle ABD Başkanı hem verdiği sözden dönmediğini göstermeye hem de Türkiye gibi kilit bir müttefiki küstürmemeye çalıştı. Ancak bu açıklama Ermeni diasporasının yanı sıra Türkiye’nin de tepkisini çekti.

Obama’nın bu görüşleri ABD’de sözde “soykırım”ı tanıyan bir kararın çıkması olasılığını artıyor mu?

Teoride evet. Ancak pratikte geçmişte de örnekleri görüldüğü gibi olasılığın arttığını söylemek zor. Örneğin Bill Clinton da seçimlerden önce benzer bir söz vermiş ancak daha sonra tasarının yasallaşmaması için bizzat kendisi devreye girmişti.

Obama yönetimi son dakikada devreye girerek Komite’ye yasanın reddedilmesi tavsiyesinde bulundu. Ayrıca Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ne ithafen yaptığı konuşmada, Türkiye-Ermenistan arasındaki protokol sürecine zarar verecek bir adımın atılmaması gerektiği mesajını vermişti.

Başkan’ın yasama sürecine müdahale yetkisi bulunuyor mu?

Doğrudan bulunmuyor. Ancak ulusal güvenliğin ve çıkarların tehlikede olduğu durumlarda ABD Başkanı Senato ve Temsilciler Meclisi başkanlarına gerekli uyarıları yapabiliyor. Şu anda ABD yönetiminin önceliği Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecinde ve diplomatik ilişkilerin kurulmasında adım atıldığını görmek.

Washington yönetimi böylesi bir tasarının protokollerle başlayan sürece ağır darbe vuracağının bilincinde. Üstelik ABD’nin Türkiye’nin askerinin bulunduğu Afganistan’daki mücadelesi devam ediyor ve Irak’tan çekilmesi konusunda da takvim işliyor. Ayrıca İran ve Ortadoğu barış süreci de denkleme eklendiğinde Türkiye kilit bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla sözde “soykırım” tasarısının yasalaşma sürecinde daha ileri adımlara geçilmesi durumunda Başkan Obama’nın tekrar devreye girdiğini görmek şaşırtıcı olmayacak.

Tasarının geçmemesi ya da rafa kalkması Ermenistan hükümetinin tepkisine neden olur mu?

Böyle bir durumda Ermenistan hükümetinin tepki gösterdiğini görmek şaşırtıcı olmaz. Zira Ermenistan’ın bağımsızlık deklarasyonuna göre devletin kuruluş amaçları arasında sözde “soykırım”ın uluslararası alanda tanınması da yer alıyor.

Dolayısıyla her Ermenistan hükümeti bu amaç için çalışmakla yükümlü. Ancak tasarının bu yılki zamanlaması çok kritik bir döneme denk geliyor. Böyle bir tasarının yasalaşması ya da bu yönde çok daha ciddi adımlar atılması durumunda Türkiye, Ermenistan ile normalleşme sürecini de askıya alabilir.

Bu da ekonomik açıdan zorda olan Ermenistan için çok büyük önem taşıyan sınırın açılmasının süresiz olarak ertelenmesine yol açar.

Ermenistan hükümeti için şu anda sözde “soykırım” iddialarının tanınmasından çok sınırın açılması daha önem taşıyor. Dolayısıyla tasarının geçmemesi ve Türkiye-Ermenistan-ABD arasında bir tasarı krizinin daha savuşturulması Erivan hükümetine de rahat bir nefes aldırabilir.

Gül ve Obama

03/03/10

GÜL, OBAMA ILE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Başkanı Barack Obama ile telefonda görüştü. Görüşmede ikili ve bölgesel görüşmeler ele alındı.

468533

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Gül, Obama’yı telefonla aradı.

Görüşmede, ikili ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.

Görüşmenin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde ele alınmasından önce gerçekleşmesi dikkat çekti.

KOKTEYLDE IÇKİ SERVİSİNE AK PARTİLİ VEKİLDEN TEPKİ

Mardin Artuklu Üniversitesi’nde Valilik tarafından düzenlenen kokteylde içki servisi yapılması AK Parti milletvekilinin tepkisine neden oldu. AK Parti Mardin Milletvekili Mehmet Demir, öğrencilerin ders yaptığı ortamda içki servisi yapılmasını “eğitime yapılan darbe” şeklinde yorumladı.

4682221

Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki kokteyl, AK Parti Milletvekili Mehmet Halit Demir’in tepkisini çekti.

Demir, Valilik tarafından üniversitede düzenlenen “Türkiye Avrupa Birliği Forumu”nun açılış kokteylinde içki servisi yapılmasına tepki gösterdi.

AK Parti’nin İl Dayanışma toplantısında kokteylle ilgili konuşan Demir, toplantıyı düzenleyen Mardin Valisi Hasan Duruer’i eleştirdi, AK Partili vekil yapılan içki servisini “eğitime yapılmış darbe” diye yorumladı:

“Üniversitede yemekli kokteyl düzenleniyor. Öğrencilerin ders gördüğü bir saatte bakıyorsunuz, kimsenin özel yaşantısına lafımız yok, bir tarafta öğrenciler ders görüyor bir tarafta böyle görüntüler. Bu eğitime yapılmış bir darbedir.”

TEKEL’DE SÜRE DOLUYOR, BAŞBAKAN UYARDI!

Hükümetin verdiği süre doluyor. Eylemdeki Tekel işçilerinin 2 Mart akşamına kadar süresi var. Başbakan bir kere daha uyardı “suistimale izin vermeyiz” dedi. Gözler ise Danıştay’da. Danıştay’ın Tekel işçisinin başvurusunu bugün karara bağlaması bekleniyor.

467657

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam itibarıyla Tekel işçilerinden 4/C’ye başvuranların sayısının 3 bin 200′e ulaştığını belirterek, “Salı akşamı tabloyu görüp ondan sonra yasalara ters, hukuka ters herhangi bir duruma ülkemizde artık daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü bu istismar edeliyor. bu suiistimal ediliyor. bunun istismarına, suiistimaline fırsat veremeyiz” dedi.

Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın ev sahipliğinde Yeni Başbakanlık’ta yapılan “19. AB Reform İzleme Grubu Toplantısı”na ilişkin açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tekel işçilerinin 4-C’ye geçmesi konusunda sürenin dolmasının ardından bir sonuç elde edilmemesi halinde “hükümetin nasıl bir adım atacağının” sorulması üzerine Erdoğan, “Şimdi bizim atacağımız adım, yasalara ve hukuka uygun olan adım olacaktır. Bunun dışında bir adım asla olmaz. Şu ana kadar biz, daha önce de söylediğim gibi sabrettik ve elimizden gelen her şeyi yaptık… Dün akşam itibarıyla 4/C’ye başvuranların sayısı 3 bin 200′e ulaştı. Salı akşamı tabloyu görüp ondan sonra yasalara ters, hukuka ters herhangi bir duruma ülkemizde artık daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü bu istismar edeliyor. Bu suistimal ediliyor. Bunun istismarına, suistimaline fırsat veremeyiz” cevabını verdi.

İki gün kala, bir kere daha uyardı. Hükümetin verdiği süre bitiyor. 2 Mart son gün.

İşçiler ise müdahale ihtimaline hazırlıklı. Tek-Gıda-İş Başkanı Mustafa Türkel, “Böyle bir müdahale yapılması durumunda biz çadırlarımızı yeniden kuracağımızı da söyledik. Bu sefer daha düzgün daha anlamlı çadırlar kurarız. Biz burada hukukumuzu korumak için buradayız” dedi.

İşçiler de aynı görüşte, başka çadırda ya da başka bir sokakta eylemlerine devam edeceklerini söylüyorlar.

Ve onlar beklemeye devam ederken gözleri Danıştay’da.

4/C statüsüne geçme süresiyle ilgili kararnamenin iptali için Danıştay’a başvurmuşlardı. Danıştay’ın haftanın ilk iş gününde öncelikli olarak bu başvuruyu sonuçlandırması bekleniyor.

BAKAN ERGİN: “KORKU HARİTALARINI KALDIRACAĞIZ”

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Türkiye’nin geçmişine bakıldığında potansiyel tehlikeler üretildiğini söyleyerek, “Bu tip korkularla bu milletin önüne konulan tehlike hesapları, gerçekten bu ülkeyi geri bırakmış. Önümüze konulan o korku haritalarını kaldırıp bir kenara koyacağız” dedi.

467419

Partisinin Yalova İl Teşkilatı tarafından Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen ‘Demokratik Açılım’ konulu konferansa katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bursa’da 16 ilin baro başkanlarının yayınladığı bildiri hatırlatılarak, “Bildiride, ’siyasi iktidar yasama ve yürütmeden sonra, yargıyı da kontrol altına almak istiyor’ ifadeleri yer alıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? şeklindeki soruya Bakan Ergin, “Böyle dile getirebilirler ama, bizim yaptığımız çalışma bugünlük bir çalışma değil. 3-4 yıldır üzerinde çalışılıyor. AB müzakereleri çerçevesinde hayata geçirilmeye çalışılan 23′üncü fasılda öngörülen bir çalışma. Getirilecek kriterler ne benim isteğimle, ne de filanca kurumun isteğine göre hazırlanmış değildir. Tamamen AİHM ve AB ilerleme raporlarına uygun bir çalışmayı öngörüyor” yanıtını verdi.

“Artık karanlık oda yönetimi geride kaldı”

Daha sonra “Demokratik Açılım” adı altında bir konuşma yapan Bakan Ergin, Türkiye’nin hukuk altyapısını, sosyal dokusunu ve mevzuatlarını dönüştürdüklerini belirtti.

Ülkede artık demokrasinin kökleştiğini anlatan Sadullah Ergin, “Artık karanlık oda yönetimi geride kaldı. Geçmişte bir takım toplum mühendislikleriyle milletin geleceğini öngörmeye çalışmak, bir takım komplolarla bu milletin evlatlarını birbirine düşüren zihniyet geride kaldı. Kirli tezgahlı oyunlarla, geçmişte olmuş acı olaylarla bu millet maalesef tecrübe kazanmıştır. Allah bu sıkıntıları bir daha bize yaşatmasın” diye konuştu.

Türkiye’nin geçmişi ile yüzleştiğini, yanlışlarından arındığını vurgulayan Ergin şunları söyledi:

“Falanca hain, filanca ihanet şebekesi, filanca kişi bu devlet için tehlike dendi. Hayır. Geçmişimize baktığımızda kendimize potansiyel tehlikeler üretmişiz. Kendisi için vatanperverlik unvanını koymuş, onun dışında herkesi potansiyel tehlike olarak görmüş, bu solcudur, komünisttir, bu doğuludur, bu batılıdır. Başörtülüdür, muhafazakardır. Bu tip korkularla bu milletin önüne konulan tehlike hesapları gerçekten bu ülkeyi geri bırakmış. Önümüze konulan o korku haritalarını kaldırıp bir kenara koyacağız. Özgüvenimizi kazanacağız. Bu ülke büyük bir ülkedir”

Tutuklandılar

26/02/10

ÇETİN DOĞAN VE ENGİN ALAN TUTUKLANDI

Balyoz soruşturması kapsamında gözaltına alınan, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve emekli Korgeneral Engin Alan, savcılık sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Emekli Albay Altan Batıbay, iki muvazzaf subay ile bir sivil memur ise serbest bırakıldı.

467147

Doğan, Alan ve Batıbay sabah saat 08.50′de Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

Balyoz darbe planının altında imzası olduğu ileri sürülen emekli Orgeneral Çetin Doğan, sabah saat 10.30′da sorguya alındı. Savcı Bilal Bayraktar tarafından yaklaşık 7 saat sorgulanan Doğan 30 sayfalık ifade verdi.

Emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Altan Batıbay’ın da ifadelerine başvuruldu.

Sorgulamanın ardından Doğan ve Alan tutuklama talebiyle İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

Çetin Doğan ile emekli Korgeneral Engin Alan çıkarıldıkları mahkemece, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, şiddet ve cebir kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlaması ile tutuklandı.

Tutuklama kararı beklemediği belirtilen Çetin Doğan’ın kararın açıklanmasının ardından “Mücadele yeni başlıyor” dediği öğrenildi.

Ayrıca Çetin Doğan’a sorulmak için 100 soru hazırlandığı ancak Doğan’a 60 soru sorulduğu kaydedildi.

Öte yandan Doğan ve Alan cezaevine götürülmek üzere polis aracına bindirilirken, dışarıda bekleyen yakınları tarafından alkışlandı. İki emekli asker Metris Cezaevi’ne götürüldü.

Emekli Albay Altan Batıbay ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Aynı soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen iki muvazzaf subay ile bir sivil memur da serbest.

Tutuklananlar

Soruşturma kapsamında şimdiye kadar gözaltında alınan muvazzaf ve emekli askerlerden 33′ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde savcılık sorgularının ardından Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesine çıkarılan Tümamiral Ramazan Cem Gündeniz, Tuğamiral Aziz Çakmak, emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, emekli Tümamiral Özer Karabulut, emekli Kurmay Albay Ümit Özcan ve emekli Kurmay Albay Ali İhsan Çuhadaroğlu tutuklandı. 24 Şubatta gece geç saatlerde savıcılıktaki sorgularının ardından adliyeye çıkartılan ve aralarında eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü’nün de bulunduğu 7 kişi savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarıldı.

Mahkemece Öğütçü’nün de aralarında bulunduğu 5 şüpheli tutuklanırken, emekli Albay Musa İstek serbest bırakıldı, bir muvazzaf subay hakkında da denetimli serbestlik hükmü uygulandı. Aynı gece mahkemeye çıkarılan 5 muvazzaf subay ile emekli Tuğgeneral İzzet Ocak, emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın ve emekli Albay Kubilay Aktaş’ın da tutuklanmalarına karar verildi.

Son olarak dün gece adliyeye sevk edilen Tümamiral Semih Çetin ile Tuğamiral Turgay Erdağ’ın da aralarında bulunduğu 9 muvazzaf asker ile eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi Başkanı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeli ile emekli bir asker daha tutuklandı.

file

Dün sabah saatlerinde adliyeye getirilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı nezaretinde yapılan savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun’un ise savcılık sorgusunun ardından denetimli olarak serbest kaldığı öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, bu gelişmelerin ardından emekli Orgeneral İbrahim Fırtına ve emekli Oramiral Özden Örnek’in serbest bırakılmasına ilişkin, “Aralık ayında yine ifadelerini alıp serbest bırakmıştık. Delilleri karartma teşebbüslerine rastlamadık. Dolayısıyla 2-3 ay önce serbest bıraktığımız halde adreslerini terk etmedikleri için bu gerekçeyle kaçmayacakları düşüncesiyle serbest bıraktık” açıklamasını yaptı.

Gazetecilerin, “Haklarındaki soruşturma devam ediyor mu?” sorusu üzerine, Çolakkadı, “Tabii devam ediyor. Sadece serbest bıraktık, soruşturma sürüyor. Şu an için içeriğine giremiyorum. Yani serbest bırakma gerekçemiz bu…” dedi.

BALYOZ”DA 5 TUTUKLAMA DAHA

Balyoz Planı soruşturması kapsamında dün adliyeye sevk edilen 20 kişi içinden 1′i muvazzaf subay, 4′ü emekli 5 asker tutuklandı. 1′i muvazzaf, 3′ü emekli 4 asker serbest bırakıldı. Tutuklanan 5 asker arasında emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü de var. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in ifadesinin alınması ise bugüne kaldı.

466551

Balyoz Planı” iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edilen bir muvazzaf subay ile eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü’nün de aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklandı.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarınca sorgulandıktan sonra mahkemeye sevk edilen 7 kişi, İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Mahkeme, bir muvazzaf subay ile emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü’nün de aralarında bulunduğu 5 kişinin tutuklanmasına karar verdi. Emekli Kurmay Albay Emin Küçükkılık, emekli Kurmay Albay Suat Aytın, emekli Tuğgeneral İzzet Ocak tutuklananlar arasında.

Emekli Albay Musa İstek, emekli Tuğgeneral Gaffur Aksu, emekli Tuğgeneral A. Baki Erdoğan, emekli Albay Yusuf Ziya Toker savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Bir muvazzaf subay hakkında da denetimli serbestlik hükmü uygulandı.

Emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalın, Kubilay Aktaş ve Mustafa Çalış’ın da aralarında bulunduğu 8 asker tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edildi.

Bu arada, adliye önüne gelen ve ellerinde Türk bayrakları bulunan iki kadın, “Bu bayrakta asker kanı var” diyerek, gözaltıları protesto etti. Bu kadınların yanlarında iki çocuğun da bulunduğu görüldü.

Adliyenin terasına çıkan bazı kişilerin görüntülerinin alınmaması için sivil kıyafetli askerler perdeleme yaptı.

Emniyet’teki isimlerden bazıları: Eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun, eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi (SAREM) Başkanı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeli, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Tuğgeneral Baki Erdoğan, eski İstanbul Merkez Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü emekli Albay Kubilay Aktaş.

Bazı şüphelilerin, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındıkları ifade edildi.

Fırtına’nın avukatı: “Gözaltı hükümleri ihlal edildi”

Eeski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’nın avukatı Atilla Hekimoğlu, “İbrahim Fırtına Paşa için yakalama ve gözaltına alma ile ilgili bütün hükümler ihlal edilmiş” dedi.

Hekimoğlu, “Yakalamaya hangi hallerde başvurulacağı yasalarda belirtilmiş. Daha önceki uygulamalardan farklı olarak evinden habersiz bir şekilde alınmış ve emniyet müdürlüğüne getirilmiş. Konumu itibariyle eski bir kuvvet komutanı olması itibariyle cumhuriyet başsavcısı tarafından hakkında soruşturma yapılabilir, ifadesi alınabilir. Böyle bir durumda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına tutulmasının gereğini anlayabilmiş değiliz. Bu hukuksuzluğa dikkat çekmek istiyoruz” dedi.

Çetin Doğan’ın avukatı: “Doğan susma hakkını kullanıyor”

“Balyoz Planı” iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatı Celal Ülgen, müvekkilinin emniyette susma hakkını kullandığını söyledi.

Avukat Ülgen, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, şu anda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde olan Doğan’ın bugün Cumhuriyet savcılığına gideceğini düşündüklerini kaydetti.

Doğan’ın emniyetteki süreyi nasıl geçirdiğinin sorulması üzerine Ülgen, müvekkilinin buradaki zamanı sadece kitap okuyarak geçirdiğini, Uğur Mumcu’nun “Terörsüz Özgürlük” adlı kitabını okuduğunu belirterek, kitabı basın mensuplarına gösterdi.

Ülgen, Doğan’ın şu anda Ayşe Kulin’in “Umut” adlı kitabına başladığını ifade ederek, “Çetin Doğan’ın özelliği, kitap okumadan duramıyor. Nezarette değil, normal basit bir odada bekliyor, sadece bir divan ve iki tane sandalye var” diye konuştu.

Doğan’ın diğer avukatı İsmail Tepecik de basında yer alan “Çetin Doğan’ın Meksika’ya kaçma hazırlığı yaptığı” şeklindeki iddiaların hatırlatılması üzerine, “Bu olay olmadan önce de Çetin Doğan’ın kızı Amerika’da öğretim üyesidir. 11 Nisan, torunu Deniz’in yaş günüdür. Sayın Paşam, torununun doğum gününe gidecekti. Yaş gününe gitmeden önce de kızının gidiş ve dönüş organizasyonu için bir haftalık Meksika tatili vardı. Torunu, kızı, damadı, ailece birlikte gideceklerdi” yanıtını verdi.

Sağlık kontrolü

Balyoz Eylem Planı soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve bugün adliyeye sevk edilmeleri beklenen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ile eski Birinci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun sağlık kontrolünden geçirildi.

Özden Örnek, Ergin Saygun ve gözaltındakilerden iki emekli asker daha akşam saatlerinde Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirildi.

Ayrı ayrı araçlarla Adli Tıp’a getirilen askerler, sağlık kontrollerinin ardından tekrar Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlügü’ne götürüldü.

Örnek’in avukatı: “Örnek nezarethanede değil”

Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Emekli Oramiral Özden Örnek’in avukatı Dinçer Eskiyerli, Örnek’in nezarethanede tutulmadığını, sorgusunun emniyette yapılmayacağını belirtmişti.

Eskiyerli, ”Sağlık durumu ve morali gayet iyi. Sohbet ettik. Çok şeyi konuştuk. Arkadaşlar çok iyi davranıyor. Suçlamalarla ilgili bir şey sorulmadı, söylenmedi. Herhangi bir arama da yapılmadı” dedi.

Eskiyerli, müvekkilinin bugün adliyeye sevk edilmesini beklediklerini söyledi.

Öğütçü kızı ile görüştü

Emekli Koramiral Ali Feyyaz Öğütçü’nün kızı İrem Öğütçü Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne geldi. 2 gündür babasını göremediğini söyleyen İrem Öğütçü, babasıyla görüşmek istediğini polislere bildirdi. Bir süre polis noktasında bekletilen İrem Öğütçü, savcılığın izin vermedi.

Öğütçü’nün avukatı Yavuz Dağlı’nın savcılarla tekrar konuşması üzerine İrem Öğütçü, ön kapıdan adliyeye alındı. Öğütçü bir süre babasıyla görüştükten sonra adliyeden ayrıldı.

2’si muvazzaf amiral, 7 kişi tutuklu

Balyoz soruşturması kapsamında dün gözaltına alınanlardan 2’si muvazzaf subay 7 asker tutuklandı. 6 kişi savcılık sorgusundan sonra serbest bırakıldı.

Yeni Yazilar »