Sohbet

04/01/10

ebruca

MİNİK DEPREMZEDE BAŞBAKANA SESLENDİ

Depreminvuuğu Elazığ’ın Okçular köyünde yaşayan 12 yaşındaki Canan Çiçek başbakana seslendi: “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okulumu gitmek istiyorum.”

uuqvaqrl

ELAZIĞ (İHA) - Depremin vurduğu Elazığ’ın Kovancılar ilçesine bağlı Okçular köyünde yaşayan 12 yaşındaki Canan Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okulumu gitmek istiyorum. Başbakandan yardım istiyorum” dedi.

Kovancılar ilçesine bağlı Okçular ve çevre köylerdeki depremzedelere, bugün katalitik soba dağıtıldı. Kızılay tarafından dağıtılan sobalarla ısınan vatandaşlar, çadırlarında sıcak bir akşam geçirdiklerini söyledi. Yağmur yağışının durduğu bölgede, depremzedelere çorba, lahmacun ve pilavdan oluşan akşam yemeği verildi.

Yapılan yardımlardan memnun olduklarını kaydeden Gıyasettin Çiçek adlı vatandaş, “Buradan sayın başbakana ve yetkililere teşekkür ediyorum. Başımızı sokacak bir evimiz olsun, sadece devletten bunu istiyoruz” diye konuştu. Başbakan’ın deprem bölgesine geleceğinin hatırlatılması üzerine Gıyasettin Çiçek, “İnşallah. Benim bildiğim Tayyip Erdoğan bizi bu halde bırakmaz” dedi.

Gıyasettin Çiçek’in kardeşi İpek Çiçek ise, “Sağolsun soba geldi, battaniye geldi, her şey geldi. Yetkililerden Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

Gıyasettin Çiçek’in yeğeni Canan Çiçek (12) de, Başbakan Erdoğan’a seslendi. Yıkılan okulunun yeniden yapılmasını isteyen küçük çocuk, “Arkadaşlarıma kavuşmak, bir an önce okuluma gitmek istiyorum. Arkadaşlarımı çok özledim. Başbakandan yardım istiyorum, kendisine selam söylüyorum” dedi.

Öte yandan, bölgede bir çadıra da depremzedelerin kullanımı için Türk Telekom tarafından telefon hattı bağlandı. Telefon hizmetinden memnun olduklarını belirten Sultan Şekerdağ, “Çok şükür telefonumuz bugün bağlandı. Akrabalarımızla konuşuyoruz. Almanya’dan ağabeyim arıyor. Kardeşlerim, hepsi aradılar, halimizi hatırımızı sordular” diye konuştu.

Kurtlar vadisi

08/03/10

POLAT’IN KARARI VADİ’Yİ ŞOKE ETTİ

Kurtlar Vadisi’nde işler sarpa sardı! Ekran hatalarıyla gülümseten dizi bu kez Polat’ın kararıyla çıkmaza sürükleniyor.

470600

Kurtlar Vadisi’nde Polat’ın verdiği kararın şoku yaşanıyor. Abdülhey’in ölümüyle sarsılan Polat, ekibine görevi bıraktığını söyleyerek herkesi şaşırtıyor.

Polat’ın görevini bıraktığı haberi kısa sürede yayılırken, Memati yaşadığı şokun etkisiyle intihara karar veriyor. İşte Kurtlar Vadisi’nin Perşembe günü yayınlanacak 82. bölümün fragmanı;

BABASININ DÖVDÜĞÜ O BEBEK ÖLDÜ!

3 aylık bebek Medine’yi de döverek komaya soktu. Hastaneye kaldırılan bebek kurtarılamadı.

469768

Malatya’da eşinin burnunu kıran kişi, 3 aylık bebek Medine’yi de döverek komaya soktu. Hastaneye kaldırılan bebek kurtarılamadı.

Malatya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Murat Konan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Malatya’da yaşayan Y.K’nın (33), karısı V.K’yı döverek burnunu kırdığını ve kadının İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde ameliyata alındığını ifade ederek, Y.K’nın evde bulunan kızı Medine K’yı da dövdüğünü anlattı.

Komaya giren Medine’nin akrabalarınca Malatya Devlet Hastanesine götürüldüğünü, buradan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kaldırılan bebeğin kurtarılamadığını anlatan Konan, “Devlet Bakanımız Selma Aliye Kavaf, konuyu duyunca gerekli çalışmanın yapılması için talimat verdi. Kocasının darp etmesi sonucu burnu kırılan anne ve iki çocuğu tarafımızca koruma altına alınacak” dedi.

Bu arada, eşinin burnunu kırarak 3 aylık bebeğin de ölümüne neden olan baba Y.K’nın gözaltında olduğu öğrenildi.

RİHANNA, ROBOTLARI BİLE BAŞTAN ÇIKARDI!

Barbadoslu güzel şarkıcı Rihanna, Berlin’de düzenlenen Echo Müzik Ödülleri töreninde herkesi büyüledi.

469604

Sahnedeki iki robotla yaptığı şovlarıyla göz dolduran Rihanna, robotları bile baştan çıkardı

Şenol güneş

06/03/10

GÜNEŞ: “BÖYLE BİR MAÇI KAZANMAK SEVİNDİRİCİYDİ”

Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, kazanmanın sevindirici olduğunu söyledi.

469739

Güneş, maçın ardından yaptığı açıklamada, Gençlerbirliği maçı öncesi son 3 maçta, 3 beraberlik aldıklarını ve 6 puan yitirdiklerini anımsatarak, “Milli takımlar kamplarına giden oyunculardan yoksun olarak hazırlıklarımızı hafta içi sürdürdük. Sahamızda kazanmak istiyorduk. Oyuna tempolu başladık, önde baskı yaptık. Pozisyon ürettik, ancak ilk bölümde sonuç alamadık. Gençlerbirliği ilk atağında gol bulunca, olumlu oyun olumsuza döndü” dedi.

İkinci yarı Gençlerbirliği’nin daha iyi oynadığını, ancak savunma oyuncuları ve kaleci Onur’un performansıyla gol yemediklerini ifade eden Güneş, “Maçın son anlarında becerikli oyuncuların golleriyle kazandık. Maçı kaybedebilirdik de. Önceden rakip takım kalecilerine iş düşerdi. Bugün bizim kaleciye iş düştü. Futbol enteresan bir oyun. Daha önce ligde kazanabileceğimiz maçları kazanamamıştık. Bu kez kazandık. Böyle maçı kazanmak sevindiriciydi. İlk defa böyle bir maç kazandık” dedi.

Doll’un açıklaması

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Thomas Doll ise Trabzonspor’un girmiş olduğu pozisyonları hazırlayan bir Gençlerbirliği’nin sahada olduğunu söyledi.

Trabzonspor’u aldığı galibiyetten dolayı tebrik eden Doll, temposu yüksek bir lig maçının oynandığını belirterek, “Trabzonspor’un girmiş olduğu pozisyonları hazırlayan bir Gençlerbirliği vardı. Servis yapar gibiydik. Savunmada yaptığınız bireysel hatalardan goller yerseniz, maç kazanamazsınız” dedi.

Ligin ikinci yarısında arzu ettikleri sonuçları alamadıklarını ifade eden Doll, “Üzerimizde, ikinci yarıdan beri bizi sürükleyen bir bela var diyelim. Mücadele ediyorsunuz, maç boyunca iki hatadan gol yeyip, maçlar kaybediyorsunuz. Şu anda yaşadığımız en büyük problem rakibin yarattığı problem değil, bizim kendi kendimize yarattığımız problem. Bireysel hatalar bitmedikçe goller de olacaktır” diye konuştu.

Trabzonspor’un golünü atan Gabriç ise karşılaşmayı ağabeyini kaybeden takım arkadaşı Zafer Yelen için oynadıklarını belirterek, “Üç aydır ağrılarım, sakatlığım var. Üzerimden yavaş yavaş bunu atıyorum. Gol atmak çok önemliydi. Attığım golü sağlık ekibimize ve Karaman’a hediye ediyoruz” ifadesini kullandı

Benzine zam

06/03/10

KURŞUNSUZ BENZİNE ZAM

Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinin satış fiyatı litrede 6 kuruş zamlandı.

469743

Zam sonrası 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı Ankara’da 3,74-3,75 lira, İstanbul’da 3,73-3,75 lira, İzmir’de de 3,73-3,74 lira arasında değişen fiyatlarla satılmaya başladı.

95 oktan kurşunsuz benzinin fiyatı zam öncesinde litrede Ankara’da 3,68-3,69 lira, İstanbul’da 3,67-3,69 lira ve İzmir’de 3,67-3,68 lira arasında değişen fiyatlarla satılıyordu.

Dağıtım firmalarının belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor

TASARI GEÇTİ BUNDAN SON NE OLACAK?

Türkiye beklemiyordu ancak oldu! Peki sözde “Soykırım Tasarısı”nın kabulu ne anlam taşıyor. İşte ayrıntılar;

468872

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde ‘Ermeni soykırımı’ tasarısını kabul etti. Peki bu ne anlama geliyor? Bundan sonra ne olacak? İşte bundan sonrasıyla ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları:

Şimdi bu kararla ABD sözde “Ermeni soykırımı”nı tanımış mı oldu?

Hayır. Ancak tanıma konusunda bir adım atılmış oldu. Komite’de kabul edilen bu karar tasarısının şimdiki adresi 435 üyeli Temsilciler Meclisi Genel Kurulu. Tasarının Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı henüz belli değil. Burada karar Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin. Pelosi, 1915 olaylarının “soykırım” olduğuna inanan, Ermeni lobisine yakın bir isim.

ABD’de yasama organı iki kanattan oluşuyor. Temsilciler Meclisi’yle birlikte yasamayı oluşturan diğer kanat ise 100 üyeli Senato. Dolayısıyla benzer bir tasarının Senato’da da kabul edilmesi gerekiyor. Şu anda Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde bekleyen bir “soykırım” tasarısı bulunuyor. Bu tasarı henüz Komite gündemine alınmış değil.

Dolayısıyla tasarı Genel Kurul gündemine alınsa ve hatta buradaki oylamada kabul edilmiş olsa bile yasalaşmış anlamına gelmiyor. Bunun geçmişte de örnekleri görüldü.

Peki o zaman tasarıda ne diyor?

Tasarıda ABD Başkanı’na bir çağrı yapılıyor. Bu çağrıda Başkan’ın her 24 Nisan’da Amerikan halkını sözde “soykırım” sırasında hayatını kaybeden 1.5 milyon Ermeni’yi anmaya davet etmesi isteniyor.

Türkiye ne yapacak?

Başbakanlıktan yapılan açıklamada Büyükelçi Namık Tan istişareler için Ankara’ya çağrıldı. Daha önce de 45 milyar dolara ulaşma potansiyeli olan ve şu anda 7 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip savunma anlaşmalarının askıya alınabileceğinin sinyali verilmişti. Sürecin daha da ciddiye binmesi durumunda Ermenistan’la yapılan protokollerin askıya alınması da olasılık dahilinde. Ankara ayrıca Afganistan, Irak, İran, Ortadoğu ve füze savunma sistemi gibi konularda ABD ile işbirliğini gözden geçirme kararı da alabilir.

Daha önce benzer girişimler oldu mu?

Evet. Esasında böyle bir karar tasarısının artık her yılın başlarında yani sözde “soykırım”ın anma günü olarak gösterilen 24 Nisan öncesi konuşulmaya başlanması neredeyse bir gelenek haline geldi.

Daha önce 4 defa böyle girişimler oldu. 1975 ve 1984 yıllarında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda benzer bir karar tasarısı kabul edildi. Ancak tasarı Senato’dan geçmediği için yasalaşamadı. 2000 ve 2007 yıllarında ise ABD Başkanlarının devreye girmesiyle tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündemine alınmadan rafa kaldırıldı.

2000′de Bill Clinton, 2007′de de George W. Bush başkandı. Şu andaki Başkan Barack Obama’nın bu konu hakkındaki düşünceleri neler?

Obama, 2008 yılındaki Başkanlık seçimleri öncesinde ABD’de sayıları milyonları bulan Ermeni asıllı vatandaşlara sözde “soykırım” iddialarını tanıyacağı sözü verdi. Ermeni diasporası, Obama’yı şu ana kadar sözde “soykırım”ı tanımaya en yakın başkan olarak görüyor.

Obama geçen yılki ilk 24 Nisan açıklamasında bu sözünü tutmadı ve olayları “soykırım” olarak nitelendirmedi. Ancak, açıklamasında Ermenilerin 1915 olayları için kullandığı “Meds Yeghern” yani “Büyük Felaket” terimini kullandı. Böylelikle ABD Başkanı hem verdiği sözden dönmediğini göstermeye hem de Türkiye gibi kilit bir müttefiki küstürmemeye çalıştı. Ancak bu açıklama Ermeni diasporasının yanı sıra Türkiye’nin de tepkisini çekti.

Obama’nın bu görüşleri ABD’de sözde “soykırım”ı tanıyan bir kararın çıkması olasılığını artıyor mu?

Teoride evet. Ancak pratikte geçmişte de örnekleri görüldüğü gibi olasılığın arttığını söylemek zor. Örneğin Bill Clinton da seçimlerden önce benzer bir söz vermiş ancak daha sonra tasarının yasallaşmaması için bizzat kendisi devreye girmişti.

Obama yönetimi son dakikada devreye girerek Komite’ye yasanın reddedilmesi tavsiyesinde bulundu. Ayrıca Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ne ithafen yaptığı konuşmada, Türkiye-Ermenistan arasındaki protokol sürecine zarar verecek bir adımın atılmaması gerektiği mesajını vermişti.

Başkan’ın yasama sürecine müdahale yetkisi bulunuyor mu?

Doğrudan bulunmuyor. Ancak ulusal güvenliğin ve çıkarların tehlikede olduğu durumlarda ABD Başkanı Senato ve Temsilciler Meclisi başkanlarına gerekli uyarıları yapabiliyor. Şu anda ABD yönetiminin önceliği Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecinde ve diplomatik ilişkilerin kurulmasında adım atıldığını görmek.

Washington yönetimi böylesi bir tasarının protokollerle başlayan sürece ağır darbe vuracağının bilincinde. Üstelik ABD’nin Türkiye’nin askerinin bulunduğu Afganistan’daki mücadelesi devam ediyor ve Irak’tan çekilmesi konusunda da takvim işliyor. Ayrıca İran ve Ortadoğu barış süreci de denkleme eklendiğinde Türkiye kilit bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla sözde “soykırım” tasarısının yasalaşma sürecinde daha ileri adımlara geçilmesi durumunda Başkan Obama’nın tekrar devreye girdiğini görmek şaşırtıcı olmayacak.

Tasarının geçmemesi ya da rafa kalkması Ermenistan hükümetinin tepkisine neden olur mu?

Böyle bir durumda Ermenistan hükümetinin tepki gösterdiğini görmek şaşırtıcı olmaz. Zira Ermenistan’ın bağımsızlık deklarasyonuna göre devletin kuruluş amaçları arasında sözde “soykırım”ın uluslararası alanda tanınması da yer alıyor.

Dolayısıyla her Ermenistan hükümeti bu amaç için çalışmakla yükümlü. Ancak tasarının bu yılki zamanlaması çok kritik bir döneme denk geliyor. Böyle bir tasarının yasalaşması ya da bu yönde çok daha ciddi adımlar atılması durumunda Türkiye, Ermenistan ile normalleşme sürecini de askıya alabilir.

Bu da ekonomik açıdan zorda olan Ermenistan için çok büyük önem taşıyan sınırın açılmasının süresiz olarak ertelenmesine yol açar.

Ermenistan hükümeti için şu anda sözde “soykırım” iddialarının tanınmasından çok sınırın açılması daha önem taşıyor. Dolayısıyla tasarının geçmemesi ve Türkiye-Ermenistan-ABD arasında bir tasarı krizinin daha savuşturulması Erivan hükümetine de rahat bir nefes aldırabilir.

Gül ve Obama

03/03/10

GÜL, OBAMA ILE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Başkanı Barack Obama ile telefonda görüştü. Görüşmede ikili ve bölgesel görüşmeler ele alındı.

468533

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Gül, Obama’yı telefonla aradı.

Görüşmede, ikili ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.

Görüşmenin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde ele alınmasından önce gerçekleşmesi dikkat çekti.

TÜRKİYE BU PARÇAYLA TEMSİL EDİLECEK

55. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan Manga’nın ‘We Could Be The Same’ isimli İngilizce şarkısı tanıtıldı.

468499

Bu yıl Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenecek olan 55. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan Manga’nın ‘We Could Be The Same’ isimli İngilizce şarkısı tanıtıldı.

“Aynı olabiliriz” temasıyla yola çıkılarak hazırlanan şarkı, küresel mesajlar içeriyor. Manga, önce 27 Mayıs’taki yarı finalde yarışacak, yarı finali geçmesi durumunda 29 Mayıs’taki büyük finalde Türkiye’yi temsil edecek.

Şarkının tanıtımı TRT Tepebaşı Stüdyosu’nda yapıldı.

G-20: TOPARLANMA BEKLENENDEN DAHA GÜÇLÜ BAŞLADI

Türkiye’nin de üyesi bulunduğu G-20′ye göre, küresel ekonomik toparlanma, beklenenden daha güçlü bir şekilde başladı.

468460

G-20 tarafından hazırlanan bir rapora göre, G-20 ülkelerinin bu yılki ortalama büyüme oranları, geçen yıl ekim ayına oranla yüzde 1 oranında yukarı yönlü revize edilerek yüzde 4,25 olarak belirlendi.

Grup ülkelerinin gelecek yılki ortalama büyüme oranının da yüzde 4,5 olacağı vurgulandı.

Küresel ekonomik toparlanmanın beklenenden güçlü olmasına rağmen, bölgeler arası büyüme farklılıklarının bulunduğu ve küresel ekonomik büyümeye, Asya ile bazı Latin Amerika ülkelerinin öncülük ettikleri kaydedildi.

Gelişmiş ülkelerdeki büyümenin, gelişmekte olan ülkelere göre daha yavaş seyir ettiği de ifade edildi.

Yükselen piyasalardaki büyüme oranının güçlü bir şekilde devam edeceği de kaydedildi. Raporda, siyasi karar vericilerin, krize yönelik müdahale önlemlerinden çıkış stratejilerine başlamaları gerektiği ifade edildi.

Yeni Yazilar »